GÖNÜL ALMA GÜNÜ

BAHAETTİN KABAHASANOĞLU

Aralığın son günleri.

 “Gönül Alma Günü…

” Kısaca “gag” diyebilir miyiz?

 TDK’ya baktım da…

Gag, “gülüt” demekmiş.

 Espri, komedi… ‘Şaka’ymış yani…

 *** Senede bir gün…

Düşünebiliyor musunuz?

 Kırdığımız onca kalp var.

 Moralini bozduğumuz insanlar…

İşlerine çomak soktuğumuz…

Yarı yolda bıraktığımız…

En kötüsünden bakışlar, sözler, tavırlar…

 Görmezden gelmeler, şeytanlık düşünmeler…

Yani şimdi kimsenin işi gücü kalmamış…

 Hesabını kitabını yapacak. “2020’de kimlerin kalbini kırmışım?

” Yok canım, daha neler…

Böyle bir soru sorunca kendimize…

Mutlaka bir cevabı olmalı. Artık telefonla mı olur yoksa bizzat yüz yüze mi?

 “Kırdıysam affet.” Bu kadar basit değil işte.

Ya affetmezse?! Kırk dereden su getirtirse…

Yine de sonunda “affetmiyorum” derse…

 Sen kırmışsan, sen tamir edeceksin. Kalbin kapısı içeriden olur, kalbine gireceksin.

 *** “Niçin özellikle bugünü seçtiniz?

” “Gönül Alma Günü ya…

” “Yani şimdi ne söylesem ki?

2020, yapacağını yapmış zaten.

Kırık Kalpler Sokağı’na çevirmiş koca ülkeyi.

Gönül alsan ne olur, almasan ne?”

 Bu tür cevaplara da hazırlıklı olmalıyız.

 *** Ne diyordu Yunus? Bir kez gönül yıktın ise Bu kıldığın namaz değil

 *** 18 Kasım 2017’de yine bu köşede yazmışız. ‘Gönül Kırma Makinesi’… Taş kırma makinesini biliyorduk. Fındık ve ceviz kırma… Plastik, odun, yem, tel, buz, yumurta, kömür, fıstık, kayısı çekirdeği ve cam kırma…

Liste uzayıp gidebilir ve her geçen gün yeni ‘kırma’ makineleri de eklenebilir ama ‘gönül kırma makinesi’ kimsenin aklına gelmezdi. Onu da bizler yaptık. Hemen her gün bir şekilde kullanıyoruz. Kıra kıra gidiyoruz yani.

 *** Senede bir gün de olsa şöyle bi vicdan muhasebesi yapılsa…

Gönül kırma saatleri tarih olsa… Ve bizim de gelse gönül alma saatimiz, günümüz. Kırdıklarımız ve kırıldıklarımız…

 “Yarım elma gönül alma” demiş atalarımız. Sen yeter ki gönül almak iste…

 2020, yapacaklarını henüz yapmadan…

 Biz yapsak. Arasak hal hatır sorsak, kırmışsak gönül alsak. Üç günlük dünya. Ne diyor Yüce Rabbimiz?

“Kul hakkıyla bana gelmeyiniz.

” Başkalarına “kırmadan dökmeden” demek çok kolay.

 Keşke zaman zaman kendimize de fısıldasak.

 Mademki “dostun evi gönüllerdir ve bizler de gönüller yapmaya gelmişiz”.

 Mademki bir insanın gönlünü kırarsak, bütün insanlığın gönlünü kırmış gibi oluruz.

Hadi öyleyse…

 Bugün, o gün. Gönül Alma Günü.


Bir cevap yazın