ONLAR TÜRKLERİ UNUTAMIYORLAR!

Vefanın böylesi…

10 yıl önceki deprem ve tsunami felaketine yardıma giden 32 kişilik Türk ekibini unutmayan Japonya gazete ilanıyla onlara teşekkür etti. Duygulanan ekip üyeleri, “Yılda 2-3 kez yemek daveti gönderirler. Vefa duygusunu hep hissettik. İlanı görünce tüylerimiz diken diken oldu” diyor

 

Japonya’nın 10 yıl önce yaşadığı büyük deprem sonrası kendilerine yardıma gelen Türk arama-kurtarma ekiplerine gazete ilanıyla teşekkür etmesi, o dönem enkazda çalışan ekipleri duygulandırdı.

Japonya Ankara Büyükelçiliği, önceki gün 11 Mart 2011’de 8.9 büyüklüğündeki depremin ardından bölgeye giden giden Türk ekiplerine, gazeteye verdiği ilanla teşekkür etti. Türkiye’den giden 32 kişilik Türk ekibini, hala unutmadıklarını belirten ilanda, “10 yıl önce, Japonya Depremi meydana gelmiş ve Japonya büyük bir zorluk içine düşmüştür.

Türkiye Cumhuriyeti, Japonya’daki afet bölgesine 32 kişilik arama ve kurtarma ekibi göndermiştir. Bu ekip yurt dışından gelen kurtarma ekipleri arasında en uzun süreyle çalışan ekip olmuş ve afet bölgesinde yaşayanlar onlara son derece minnettar kalmışlardır.

Afet bölgesindeki ilgili yerel yönetimler tarafından, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Türkiye Cumhuriyeti hükümetine ve saygıdeğer Türk halkına teşekkür mektupları gönderilmiş olduğunu bu vesileyle sizlere bildirmek isteriz. “Dost kara günde belli olur” atasözünde ifade edildiği üzere, Türkiye Japonya’nın gerçek dostudur” denildi. İlanla duygulanan Türk arama-kurtarma ekipleri ise, 10 yıl önce yaşadıklarını anlattı:

Senede 2-3 davet

AFAD sivil savunma uzmanı Osman Nuri Akpınar: “Herkes Tokyo’yu terkederken biz oraya gitme telaşındaydık. En büyük risk radyasyon olduğu için bir gün hızlandırılmış radyasyon eğitimi aldık. Fukuşima Nükleer Santrali’ne 70-80 km mesafeden geçerken bile dozimetreler 20 mikrozivert ölçüyordu.

 23 gün çizmelerle 30-40 santim suyun içinde manevale demiriyle arama yapıyorduk. Kamp alanına geçerken programı izleyen Japonlar araçlarımızı durdurak selam duruyordu. Minnetlerini sadece bugün değil, yılda 2-3 kez hatırlar yemek daveti gönderirlerdi. Uzaktan uzağa da olsa hep bizi hatırladılar.”

Hatırlanmak güzel duygu’

AFAD arama kurtarma teknisyeni Adnan Görmüş: “Zorlu bir çalışmaydı. 8 gün geç gitmemize rağmen cesetlere denk geliyorduk. Japonların samimiyetini unutamadım. Her gördüklerinde ikramlar, arazide yardım.

Aşağı yukarı 10 kelime öğrendim. Onları öğrenince daha da samimi oldular. Bu arada bölgede yıkılan harabeye uğrayan yerlerde kimsenin enkazından bir şey alınmıyordu. Böyle bir felakete rağmen talan yoktu.

Market alışverişinde herkes kuyruk sırasına sadıktı, ama arama-kurtarma ekiplerini görünce öne alıyorlardı. 10 yıl sonra hatırlanmak çok güzel bir duygu.”

‘Özel hissettik’

AFAD arama-kurtarma birim amiri Birol Özdal: “Daha önce çok afet gördük ama bu bambaşka birşeydi. Tam anlamıyla insanoğlunun doğa karşısında aciz kaldığını bir kez daha gördük. Verilen ilan insana kendini çok özel hissettiriyor. Zaten o dönemden beri bu özeli yaşıyoruz.

Döndükten sonra onurumuza konsoloslukta yemek oldu, 1-1.5 ay sonra daha önce hiç Türkiye’ye uğramayan Japonya Sahil Güvenlik Eğitim Akademisi gemisi bizi davet etti. Bir müddet sonra Japon İmparatorunun doğum gününde konsolosluğa davet edildik. İnsana vefa duygusunu tam anlamıyla hissettirmişlerdi.”

‘Onlardan da eğitim aldık’

AFAD arama-kurtarma teknisyeni Dursun Bulut: “27 gün civarında kaldık. Orada çalışmalarımızda bize bakış açıları, davranışları zaten çok iyiydi. Muazzam bir halktı. Bu gazeteye verilen ilan ne kadar fedakar olduklarını gösteriyor. Bir TSUNAMİ olacağı zaman neler yapabileceğimizi orada öğrendik. Japon halkının böyle günlerde bizi hatırlaması, insanı hoşnut ediyor.”

‘Miyazaki’yi hatırladım’

AKUT seminer birim sorumlusu Harun Öngören: “Deprem ve tsunami yaşandığında Türkiye’den ilk giden giden üç kişilik gözlemci ekibindeydim. Dünyanın yaşadığı ender büyüklükteki bir deprem ve tsunamiydi.

Bölgeye ulaştıktan sonra kriz koordinasyon merkezi dahilinde çalışmalara katıldık. Bölgede sadece deprem ve tsunami değil, ciddi bir nükleer santralle ilgili sıkıntı vardı. Japonya halkı ve yetkililerle omuz omuza mücadele verdik. Kara gün dostluğu yaptık. 10 yıl sonra bir sabah bu ilanla karşılaşınca tüylerim diken diken oldu.

İster istemez o dakikalara döndüm. Van depreminde yardıma gelen ve hayatını kaybeden Japon gönüllü doktor Atsushi Miyazaki de ülkemiz için geldi, mücadele etti. Bu teşekkür ilanını gördüğümde Miyazaki’nin de, benim de çabalarımızın boşa olmadığını anlıyorum.”

Kaynak Milliyet

 

Bir cevap yazın