ŞANA TAKA RUHUN GEMİSİ

Henüz hiçbiri ortada yokken… Cep telefonu… Bilgisayar, televizyon… Radyo… Dergiler vardı ve onunla taşınırdı kültür sanat… Onun heyecanıyla çarpardı yürekler. Dört gözle beklenirdi sayılar. Atılırdı adımlar.
*** Şana… Önceleri beş altı dükkandan ibaretti. Ve biz köylerde yaşayanlar için… Gelip geçen araçları sayarak oyun oynadığımız… Asfaltı gördüğümüzde şehre yaklaştığımızı anladığımız yerdi. Lastikleri çıkarıp kunduraları giydiğimiz… Üstümüze başımıza şekil verdiğimiz… Hareketlerimize, konuşmalarımıza dikkat ettiğimiz… Çünkü Şana’dan sonrası Trabzon sayılırdı. Ve biz “şeher” derdik oraya.
*** Elli yılda nereden nereye gelmiş Şana? Hastane, adliye, AVM, gökdelenler, villalar… Sporcu, sanatçı, yönetici, iş insanı hemen herkes burada. Fakat gördük ki bir şey eksik: DERGİ. Bunca zenginliği taçlandıracak bir şey. İki ayda bir yayımlanan… Kültür Sanat Edebiyat Dergisi…
*** Biliyoruz ki tüm dünyada kültür ve sanat biraz da zenginliğe bağlı. Zenginlere ve yöneticilere… Ne kadar para, o kadar mimari, mutfak, moda, resim, müzik, heykel, sinema, tiyatro… Ve edebiyat…
*** Şana Taka… Bu dergi her ne kadar adını Şana’dan alsa da… Yalnızca Şana’ya ait olmayan… Şehrine, bölgesine ve ülkesine ışık tutan bir dergi olacak. Açılan pencere…
*** Şana Taka olarak ilk toplantımızı bugün (17 Eylül Cumartesi günü 11:00 – 13:00 saatleri arasında) Park Dedeman’da (Trabzon/Şana) gerçekleştireceğiz. Toplantıda bölgemizin saygıdeğer yazar ve yöneticilerinin görüşlerini/önerilerini alacağız. Dergimizin devamlılığı ve kalitesi açısından bu buluşmanın büyük bir önem taşıdığına inanıyoruz.
*** Karadeniz özelinde tüm zenginliklerimize dokunmak, ulusal ve uluslar arası boyutta duyarlı olmamızı gerektiren konulara da yer vermek istiyoruz.
*** 1 Kasım 2022’de yayın hayatına başlayacak dergimiz öyle bir dergi olsun ki… Biz olmasak da olsun. Baktıkça güzelleşsin, okudukça derinleşsin. Türkiye’de, Türkçe konuşulan her coğrafyada sesini duyursun.
*** Şana Taka, kütüphane iken Nuh’un Gemisi gibiydi. Dergi iken Ruhun Gemisi olur inşallah. Emeği geçenlere, geçeceklere şimdiden minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz. Ne diyelim? “Sen çok yaşa Şana Taka.”

Bir cevap yazın