ÖĞRETMENLER GÜNÜ

Sevgili çocuklar…
Elleri öpülesi saygıdeğer öğretmenlerimiz…
Hayatta en değerli varlıkları çocuklarının ilk adımlarını, ilk sözcüklerini heyecanla bekleyen, yalnızca okul çağına gelinceye kadar değil onlar için bir ömür çırpınan anneler babalar…
Yıllar ne çabuk ilerliyor…
Çocuklar gençliğe, gençler yetişkinliğe doğru doludizgin koşuyorlar.
Bilenler öğretiyor, bilmeyenler öğreniyor ve hayat devam ediyor…
“Bilenin bilmeyene borcu vardır.”
“Öğrenmenin yaşı yoktur.”
“Ağaç yaş iken eğilir.”
“Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” gibi derin sözler ezberimizde..
İlk öğretmenimiz annemizden başlar ve uzar gider liste…
Özellikle de ilkokul öğretmenlerimiz…
Orta ve lise…
Hayatımızın en güzel yıllarına denk gelen bu güzel insanların ne de büyük hakları vardır üstümüzde…
Bugün geldiğimiz nokta, yaptığımız iş, sahip olduğumuz imkân düşünüldüğünde onların büyülü elleri ve sözlerinin gücü asla tartışılamaz.
Köy öğretmenleri…
Vadilerde, yamaçlarda bir ışık gibi parıldamaya devam ediyorlar.
Kasaba ve kent öğretmenleri…
Aynı heyecanla çocuklara ve gençlere “gelecek” dağıtıyorlar.
Her 24 Kasım geldiğinde derin bir nefesin ardından ülke olarak hatırlanmaktan, çiçeklerden ve şiirlerden büyük bir keyif alıyorlar.
“Öğretmenler Gününüz kutlu olsun.”
Bunun devamını, 365 güne yayılan bir iklim istiyorlar.
Her zaman olduğu gibi en kutsal görev yine öğretmenlere düşüyor…
Köylerde, kasabalarda, kentlerde…
“İşimiz öylesine zor ki…”
Toplumların geleceğe taşınmasında en önemli kaynaklardan biri olan öğretmenlerimizle gurur duyuyor, güzel sözlere karışan alkışlarımızı duyacaklarına inanıyoruz.
24 Kasım’ın olağanüstü coşkusu salonların dışına taşmalı ve öğretmenlerimiz bu coşkudan aldıkları güçle hedeflerine yürümeli…
Çocuklarını daha çok severek, ülkenin geleceğine daha fazla güvenerek, kendilerini her geçen gün daha değerli hissederek ve toplumun tüm kesimlerinden hak ettikleri saygıyı görerek…
Bir öğretmen, ne bekler ki öğrencilerinden?
“Sevgi, saygı ve bilgiyle bütünleşen bir başarı…”
Sonra?
“Yıllar sonra bir dost… Arkadaş…”
Sonra?
“Hastalandığında bir telefon, çiçek…”
Sonra?
“Herhangi bir yerde karşılaştıklarında sevgiyle parıldayan bir çehre ve güzel sözler…”
Sonra?
“Öldüğünde tabutunu omuzlamış bir kalabalık… Çocukları…”
Çok büyüksün öğretmenim, çoook…
Aslında herkes kendi işini yapmaya çalışıyor.
Öğretmenler, hemen herkesin elbirliği ile yapması gereken en ağır görevi üstlenmişler…
“Yurdu yüceltmeyi.”
Sevgili Çocuklar…
Öğretmenler Günü için en güzel hediyeniz ne olsun diye fazla düşünmeyin.
Yanına yaklaşın… Gözlerinin içine bakın, yüreğinizden gelen sesle…
“Teşekkürler öğretmenim.”
Telefon açın, e-posta gönderin…
İzini kaybettiyseniz, çok uzaklarda bir yerdeyseniz, onu sevdiğinizi düşünün, mutlaka hisseder.
Çünkü öğretmenleri yaşatan bu sevgidir.
Yaşayanları minnet ve şükran duygularımızla selamlıyor, ellerinden öpüyor; kaybettiklerimize rahmet diliyoruz.
Çalışmaları, her tür takdirin üzerinde olan tüm öğretmenlerimize saygılarımızla…
HOCAM
Hocam
Siz bize hayat verdiniz
Koştuk yanımızdaydın
Düştük yanımızda
“İyi günde kötü günde” derdiniz
Unuttuk unutmadın
Öldük yanımızdaydın
Hocam
Elleriniz öpülesi
Güzel yüzünüz
Zil çaldı
Dersiniz başladı hocam
Biz uyandık
Toprak uyandı
Hocam
Siz sanki toprağa değil
Sanki gökyüzüne
Yıldızlara gömüldünüz.

Bir cevap yazın