EMEKLİ OLMAK

Hepimizin en büyük hayalidir emekli olmak. Hiç düşünmediğimiz bir şey vardır. İşte o da yaş almamız.

Maalesef senelerce çalışıp emekli olunca şunu yapacağım, bunu yapacağım der dururuz.

Genç olduğumuz için hiç sağlıklı olalım demek aklımıza gelmez. Ne demişler Allah her şeyin hayırlısını nasip etsin.

Emekliliğimin ilk yılları oğlumun rahatsızlığı nedeniyle maalesef Çapa hastanesinde geçti.

Bu süreç 2006’dan 2014 yılına kadar böyle geçti. 2014 yılında kurduğumuz Bakırköylüler Derneği sonrası ilçemde birçok kişi ile tanışma fırsatım oldu. Para değil insan biriktirme felsefesi ile yola koyuldum. Ülkemdeki en büyük eksiklik küçük yaşta yani çocukluk yıllarımızda az çok neye karşı kabiliyetimiz ve yeteneğimiz olduğu anlaşılsa da maalesef bunu değerlendirmek %20 civarında.

Ben iyi bir müzik kulağına sahiptim ve 7 yaşında ritim tutmaya başladım. Hiç ders almadan İlk Okulda izci olmuş trampet çalıyordum. Yavuz Evler İlkokulu İzcilerin başında bulunan Çolpan hocamız keşfetmişti beni. Lisede okurken ne yazık ki çok istememe rağmen cesaret edip okul orkestrasına katılamamıştım.

Yıllar sonra 2015 yılında Bakırköy Sanatçılar Derneği BASAD’ın TSM korosuna girince yıllarca yapmak istediğim saz heyeti eşliğinde şarkı söyleme arzusuna kavuşmuş oldum. İlk deneyimi mi

BASAD’ın 90 kişiden oluşan TSM korosu ve şef rahmetli Dicle Derman ile yaşadım.

Yazımın başında belirttiğim gibi bu tür sosyal faaliyetleri emekli olduktan sonra yapınca sınıfın yaş ortalaması genellikle yaş almış kişilerden oluşuyor. Bu durumu kesinlikle bizler yaratmıyoruz.

Ekonomik özgürlüğü olmayan ve bu nedenle çalışmak zorunda kalan ya da evlenip çocuk büyüten anneler ve de biz erkekler bu yaşlara geldiğinde yani emekli olduğumuzda vakit bulabiliyoruz bu tür etkinliklere katılmaya.

 Resim, Müzik, Tiyatro vb. uğraşlar içimizde ukde kaldığı için, bu tür etkinliklere, kurslara katılarak çocukluğumuzdan emekli olana kadar yapamadığımız her şeyi emekli bir birey olarak yapmaya çalışıyoruz.

2017 yılında Günışığı Korosu Şef Mert Erağan’ın grubuna katılıp şarkı söylemeyi kendi çapımda daha da ilerlettim. Bakırköy’deki birçok koro gibi o koro da emekli ve yaş almış kişilerden oluşmaktaydı.

 Aynı bizler gibi o zamanın gençleri de çalıştıkları için, emekli olunca bu kurslara gelip gençliğinde yapamadığı ama hep heves ettiği etkinliğe katılacaklar ve devran böyle dönüp duracak.

Son olarak Bakırköylüler Derneği bünyesinde uzun yıllar çok istediğim Türk Hafif Müziği korosunu kurdum. Harika müzisyen sihirli parmaklı Aris kardeşimle Nostalji Notaları ismini verdiğimiz İsim babası Nostalji diyen ben bir türlü sonunu getiremezken sağ olsun tiyatro hocamız ve canım abim, adaşım Haluk Ayvazoğlu nostalji notaları olsun dedi. Sonunda adını koymuştuk NOSTALJİ NOTALARI.

 Eğlenceli geçen derslerimizin ardından yemekli konserimizi de verdik. Çok başarılı geçen konserimizde Aris hocamız eşliğinde on kişi olan koromuz üçer şarkılık performansları ile tadına doyulmayan bir gece yaşattık.

 Maalesef ikinci konserimize hazırlanırken Ülkemizi yasa boğan şehit haberleri, Malatya depremi ve de sonrasında gelen Korona Virüs salgını. Gelinen son durum (Mart 2020- Mart2021) bir yıl ara vermek zorunda kaldık.

Şanssız bir emeklilik yılımız. Hayatımızda unutamayacağımız bu yılı inşallah bir daha yaşamamak tüm dileğimiz. Corona döneminde kaybettiğimiz Dicle Derman hocamıza, Agop abimize. Günışığı koromuzun iki abisi Altan ve Kemal abilerimize Allahtan rahmet dileriz. Emekliliğini mutlu, sağlıklı ve sanat dolu bir ortamda geçirmenizi canı gönülden diliyorum.

 Sahne diyeceğimiz tiyatro oyunlarımızın, resim sergilerimizin ve konserlerimizin olacağı nice yıllarımızın geri gelmesi dileğiyle.

Kendinize iyi bakın.

Bir cevap yazın