CENAZESİNİ TIBBİ ATIK BÖLÜMÜNDEN ALDIK!

Bahçelievler Özel Aile Hastanesi’nde koronavirüs teşhisiyle tedavi altına alınan ancak bir ay sonra hayatını kaybeden Nermin Yılmaz’ın (68) tedavisinde ihmaller olduğu gerekçesiyle kardeşi Sevgül Değirmenci savcılığa suç duyurusunda bulundu.

.

CENAZEMİZİ ÇÖPLÜKTEN ALDIK 

Nermin Yılmaz’ın cenazesinin Bahçelievler Özel Aile Hastanesi’nin tıbbi atık bölümünden çıkarıldığını belirten ve bunu cep telefonuyla kayda alan ailesi, ihmalde sorumluluğu olduğunu söyledikleri Bahçelievler Özel Aile Hastanesi yetkililerin cezalandırılmasını talep etti.

Sevgül Değirmenci, “Bizi bu kadar umutlandırdıktan sonra, bir aylık süreçte hep umut, hep taburcu olacak konuşmaları. ‘Oksijen tüpü alın evde tedavisi devam edecek’ denirken, maalesef ki bir ayın sonunda hastanenin tıbbi atık bölümünden, çöplerin, yemek atıklarının olduğu bir yerden cenazemizi aldık” dedi.

SAVCILIĞA ŞİKAYET DİLEKÇESİ VERDİ

Koronavirüs testi pozitif çıktıktan sonra Bahçelievler’de bulunan Özel Aile Hastanesi’nde tedaviye alınıp 5 gün sonra iyileşeceği söylendikten sonra bir aylık tedavi sonrasında hayatını kaybettiği iddia edilen Nermin Yılmaz’ın kardeşi Sevgül Değirmenci Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. 

Şikayet dilekçesinde, “Nermin Yılmaz, 12 Aralık 2020 tarihinde yürüyerek girdiği hastanede ‘5 günde taburcu edilir’ denilerek yatışı yapılmışsa da, davalıların ihmal ve kusurlu davranışları sebebiyle 9 Ocak 2021 tarihinde hayatını kaybetmiştir” denildi.

Dilekçede, hastanede yattığı bir aylık sürede doktorların kontrol etmediği, iyiye gittiği söylenmesine rağmen yakınlarının rızası alınmadan plazma tedavisi yapıldığı, iyileşme olduğu söylenirken kortizon tedavisi uygulanarak taburcu edilmediği, daha sonra yoğun bakıma alındığı anlatıldı.

Tıbbi yükümlülüğün uygulandığı Bahçelievler Özel Aile Hastanesi’nde kasta varan ağır ihmallerin bulunduğu ileri sürülerek, şöyle denildi:

“Nermin Yılmaz’ın hastaneye yatışı yapılmadan önce belirlenen tedavi süresi olan 5 gece için 10 bin TL peşin ödeme yapmaları gerektiği söylenmiştir.

 Yatıştan itibaren 5’inci günden sonraki süreçte ise geceliği bin 500 TL üzerinden ödeme talep edilmiştir.

 Bu ödemelerin hiçbirinin karşılığında müvekkile ve eşine makbuz veya herhangi bir evrak verilmemiştir. Yine acil alınması gerektiği belirtilen  ilaç için de müvekkilden toplam 18 bin TL ödeme alınmış, bu ödemelerin karşılığında da herhangi bir makbuz veya evrak verilmemiştir.

Bu ödemelerden bir kısmı elden alınmış bir kısmı da hastane finans müdürü olarak belirtilen kişinin hesabına ödenmesi istendiğinden bu hesaba gönderilmiştir.”

3 Ocak’ta Nermin Yılmaz’ın koranovirüs testinin negatif çıktığı, 9 Ocak’ta ise kalp yetmezliği sebebiyle öldüğünün söylendiği ancak ölüm belgesinde, “Akut böbrek yetmezliği, septik şok, viral pnömoni ve covid-19” yazdığı kaydedildi. Covid-19 Tedavi protokollerine aykırı şekilde hatalı tedavi ve ilaçlar uygulandığına yer verilen dilekçede, söz konusu hastanenin yetkilileri ve doktorları hakkında “Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olma”, “Taksirle ölüme neden olma” ve “Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma” suçlarından suçlarından cezalandırılmaları talep edildi.

“COVİD-19 PROTOKOLLERİNE UYGUN TEDAVİ YÜRÜTÜLMEDİ”

Değirmenci’nin avukatı Betül Bekar Demircan ise Nermin Yılmaz’ın 10 Aralık’ta korona teşhisi konduğunu, durumu ağırlaşınca 12 Aralık’ta hastaneye götürüldüğünü, bir ay sonra 9 Ocak’ta hayatını kaybettiğini belirterek, “Bu ölüm olayında kesinlikle hastanenin kusurunun, ihmallerinin söz konusu olduğunu düşünmekteyiz” dedi.

Nermin Yılmaz’ın vefatının ardından da ihmallerin devam ettiğini söyleyen avukat Demircan, “Vefat eden Nermin Yılmaz’ın cenazesi tıbbi atık çıkışından, çok ağır bir çöp kokusu eşliğinde, cenazesine saygı duyulmayacak bir şekilde yakınlarına teslim edilmiştir. Bu insanlık dışı durum dahi hastanenin ve ilgilenen doktorun hastaya, yakınlarına bakış açısını, özensizliğini ortaya koymaktadır.

Biz aslında esasen hastanede covid-19 protokollerine uygun bir tedavi süreci yürütülmediğini düşünmekteyiz. Hastane koşullarının, koronavirüs koşullarının covid-19 protokolünde öngörülen koşullara haiz olmadığını düşünmekteyiz” diye konuştu.

Olaydan kısa süre sonra Bahçelievler Özel Aile Hastanesi’nin koronavirüs servisinin kapandığını belirten avukat Demircan, bunun iddialarını güçlendirdiğini, savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, İl Sağlık Müdürlüğünün de olayı soruşturduğunu belirterek “Tabipler Birliği’ne şikayetlerimizi yapacağız ve maddi manevi tazminat davamızı açacağız” şeklinde konuştu.

 

Bir cevap yazın