AİLE VE ÇOCUK

Canım annem 1 Nisan 2016 tarihinde, bize 1 Nisan şakası yapar gibi aramızdan ayrıldı. Sanırım 1 ay öncesiydi; tv seyrederken oturduğu üçlü koltukta kucağına uzandım. Karşımda oğlum oturuyordu; ona ve anneme bakarak, anne ben senin için canımı vermem ama oğlum için veririm demiştim. O da gayet net hiç düşünmeden; ben de senin için veririm oğlum dedi. Anne ,baba ve evlat duygusu ne kadar ilginç evlat saniye şaşmadan canını vereceğin tek varlık.

Evlat ne isterse o mesleği seçsin mantığını 2007 yılında kaybettiğimiz, Aysun ve Ali Kocatepe’nin babaları Çetin İnöntepe ağabeyimin cenazesinde, Cami’de duvarın üzerinde yan yana oturduğum rahmetli Erol Büyükburç ile sohbet arasında kavradım. Bana evlatlarını serbest bırak ne istiyorlarsa onu olsunlar dedi ve “Ben gitar çalarken babam eve gelince annem yere vurur bende aşağıda bodrumda gitar çalmayı bırakırdım. Çünkü babam müzisyen olmamı istemiyordu. Bak sonuçta ben Türkiye’nin ünlü isimlerinden biri oldum.”

Erol ağabey çok doğru söylüyordu. Benim için en yakın örneği iki yeğenim Okan ve Alper Kızılbayır oldu.

Okan Işık Üniversitesi İşletme, Alper Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler okudular. Bayram eniştemin lafını hiç unutmam, evimi satar oğullarımı okuturum demişti.

Dört sene sonra Okan mezun oldu ve aşçı olacağım dedi. Bu arada dedeleri Muhittin amca da Bakırköy Çavuşoğlu Koleji aşçısıydı ne de olsa kan çekiyor. Okan ilk iş olarak Mutfak Sanatları Akademisi kursuna gitti. Orada ilk üçe girdi ve Washington’a gitme hakkı kazandı. Bir yıl Washington DC Ritz Carlton’da kaldı.

Bir sene burada çalıştıktan sonra, Karayip Cayman adası Ritz Carlton Grand Cayman’de deniz mahsulleri restoranında sous chef olarak dokuz sene çalıştı. Çalıştığı restoran Karayipler’deki tek “AAA”5 Diamond restoran.

Son 3,5 senedir New York’ta 3 Michelin yıldızlı Le Bernardin’de Executive Sous Chef olarak çalışmakta. Cayman’de çalışırken evlenen Aslı ile Okan’ın önce kızları oldu; adını Ada koydular. New York’ ta oğlumuz Uzay dünyaya geldi. Pandemi sürecinde biz burada ne yaşıyorsak onlar da orada aynı durumdalar.

Uluslararası İlişkileri bitiren yeğenim Alper ise stajını o sıralar çalıştığım Hürriyet Gazetesinde yaptı. Aynı katta olduğumuz için sık sık görüşürdük. Bana; “Dayı ben de aşçı olacağım.” dediğinde onun da kararlı olduğunu anlamıştım. Aman yeğenim sen de abin gibi uzaklara gidip bize, annene ve babana hasret çektirme demekten başka çarem yoktu. O da kararını verip abisinin yanına gitmeden İstanbul ve Bodrum’da çalışıp kendini geliştirerek hazır bir şekilde 2011 yılında Cayman’e gitti. Üç yıl sonra Türkiye’ye dönüş yaptığında oradan verilen referans ile The Ritz Carlton İstanbul’da işe başladı. Şuan o da Sous Chef pozisyonunda çalışmakta. Ceren ile Alper ‘in de Can adını verdikleri bir oğulları oldu.

Hayatın en güzel tarafı bu işte; dört yıl okuduğun ve ilerde mesleğin olacak branşın dışında sevdiğin ve ömür boyu mutlu olacağın mesleği yapmak. İnşallah arzu eden her evladımıza nasip olur. Yaptıkları işleri ile ilerde daha yüksek mevkilere gelmeleri en büyük dileğimiz.

Sevgili anne ve babalar seçim evlatlarınızın, sevgili gençler seçim sizin.

Kendinize iyi bakın.

Bir cevap yazın