AHLÂKSIZLIĞIN UMMANI

Cumhuriyet Döneminin en önemli fikir adamlarından… Hareket Dergisi’nin kurucusu Nurettin Topçu… Anadolu ve İslâm Medeniyetinin sentezi için büyük çaba harcamış. 2017’de… Yani ölümünden 42 yıl sonra… Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri kapsamında… “Vefa” ödülüne lâyık görülmüş.


*** Paris Sorbon’da Felsefe Bölümünü bitiren ilk Türk öğrenci olarak kayıtlara geçen Nurettin Topçu… Bakalım 11 Nisan 1965’te ne söylemiş?


*** Hizmetine ömrümü harcadığım memlekette, dostlarım kalmadı gibi bir şey. İnsanın düşkünlüğünü, sefaletini bilirdim ama ruh sefaletinin bu kadar karanlığını görmemiştim. İnsan diye emek verdiklerimin hemen hepsi de ruh ve mana mefhumuna yabancı, menfaat kölesi bir takım haşerelermiş. Ahlaksızlığın ummanı olan bu Şark´ı yaşadıkça tanıyorum. Burada insanı fenerle arayanlar yanılmamışlar. “Müslümanız” diyen insan yığını yok mu?
Onlar, Şark’ın en aşağı tabakasını teşkil ediyor. Yaşanan şekliyle Müslümanlık Şark’ı bitirmiş. Buraya artık ne ilim girer, ne ahlak; ne de Allah uzanır bunlara… Bunların önce her şeyi bırakıp, insanlık devrine girmeleri lazım.


*** BM, 2021’de yayınladığı Dünya Mutluluk Raporu’nda… 149 ülkeyi değerlendirmiş. Türkiye, 2020’de 93. sıradan girdiği listede… 2021’de 104. sıraya gerilemiş.


*** Peki nasıl bir değerlendirme yapılıyor? Nelere bakılıyor? Gayrisafi milli hasıla… Sosyal devlet… Ortalama sağlıklı yaşam süresi… Vatandaşların kendi hayatlarıyla ilgili karar alabilme özgürlüğü… Ve ülkedeki yolsuzluk düzeyi…


*** Gelelim 2022’ye… Türkiye 8 basamak gerileyerek 112. sırada yer alırken… Finlandiya, Danimarka, İzlanda, İsviçre, Hollanda, Lüksemburg, İsveç, Norveç, İsrail ve Yeni Zelanda ilk 10’u paylaşmış. “Utandık mı?” “Evet.”


*** Devletin birinci görevi şüphesiz vatandaşının can ve mal güvenliği… İkinci görevi de vatandaşının mutluluğu… Zaten Anayasamızın başlangıcında da yerini almış bu husus. “Dünya milletler ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin ebedi varlığı, refahı, maddi ve manevi mutluluğu…” Demek ki neymiş? Anayasanın başlangıç kısmına koymak yetmiyormuş. Lafla peynir gemisi yürümüyormuş.


*** Düşünüyorum da… Ülkemizin tüm sokaklarında bir değerlendirme yapılsa… BM’nin kriterleri dikkate alınarak… Tüm sokakların Kırık Kalpler Sokağı’na dönüştüğünü görebiliriz. İşte bu yüzden… Özellikle İskandinav Ülkelerindeki mutluluktan bizler de nasiplensek… Ünlü şairimiz Cahit Sıtkı Tarancı’nın istediği gibi bir memleket istiyoruz. Ve “Olursa bir şikayet ölümden olsun” diyoruz.

Bir cevap yazın