1 NİSAN

1 Nisan denildiğinde herkesin aklına 1 Nisan şakası gelir. İlk ve orta okul çağlarında bu şakayı çok yapardık. Yıllar sonra bu şakanın benim ve ailem için kötü bir anı olacağı hiç aklıma gelmezdi. Sırf o tarih mi? Yılbaşı da bizim için hüzünlü bir tarih olmuştu. Yılbaşı babamızı, 1 Nisan da annemizi kaybettiğimiz gündü.


Babamın 35, annemin 6 sene oldu bizlerden ayrılalı. Şakanın en hüzünlüsünü annem yaptı bizlere. Annemden 10 gün önce canı kadar sevdiği erkek kardeşi dayım vefat etti. Hepsi üst üste geldi. Duygularımız karman çorman oldu. Yılbaşı ve 1 Nisan’ı hiç sevmiyorum. Bundan sonra da seveceğimi hiç sanmıyorum.
1960 yılında geldiğimiz Bakırköy Gazeteciler sitesi orta sokak olan Naci Karacan sokakta çok mutlu günlerimiz geçti. Bizler büyüdük evlendik; hemen hemen birçok arkadaş aynı yıl içinde evlendik. İlk çocuklarımız da aynı yıllarda doğdular. 88-89-1990 yıllarında dünyaya geldiler. Sekiz tanesi 1990 yılında doğdu. Hepsi elimizde büyüdüler. Birçoğu evlendi çocuk sahibi bile oldular.


Biri var ki bizi çok derinden üzdü. Zeynep ve Seda Yalçınlı arkadaşlarımızın kızları Meriç’imizi maalesef genç yaşında kaybettik. Meriç çok akıllı bir çocuktu. Önce burslu Robert kolejini kazandı, arkasından Tıp okudu. Almanya’ya genetik eğitimi için gitti ve en son kardiyoloji bölümünde doktorluğuna devam ediyordu. Ama ne yazık ki bu başarılı, pırıl pırıl doktorumuzu kaybettik. Zor, çok zor kabullenmek. Allah Zeynep ve Seda arkadaşlarıma sabırların en büyüğünü versin.
Nur içinde yat Meriç’im mekânın cennet olsun. Seni hiç unutmayacağız…

Kendinize iyi bakın.
(1 Nisan 2022)

Bir cevap yazın