Z KUŞAĞI KENDİLERİNİ TOPLUMDAN SOYUTLUYOR

Teknolojinin içinde doğan ve bilgiye ulaşmada zorluk yaşamayan Z kuşağının, gerçeklik konusunda sorunlar yaşayabildiğini söyleyen Uzman Psikolog Betül Çubuk, fikirlerini genellikle internet üzerinden birbirleri ile paylaşan yeni kuşak gençlerin, idealist olmadıkları için iş hayatında da sorumluluk almaktan çekindiklerini ifade etti. Çubuk, bu durumun sonucu olarak yeni neslin kendilerini hayattan soyutladığını da vurguladı.

Kendisinden önceki nesillerle keskin bir farklılığı olan Z kuşağı yaşadığımız zamanın bir getirisi olarak görülen teknolojinin nimetlerinden faydalanıp internet hakkında pek çok bilgiye sahip olabiliyorlar. Bilgi alışverişinde oluşan kolaylıklar onları zorluklarla başa çıkabilme konusunda olumsuz etkilediği için gerçek hayatta ve iş hayatında sıkıntı yaşayabiliyorlar. Görev üstlenmekten çekindikleri için meslek seçimlerinde daha kolay para kazanabilecekleri mesleklere yönelme düşüncesinde olan Z kuşağı hakkında Doğuş Üniversitesinden Klinik Psikoloğu Betül Çubuk, yeni neslin internetle iç içe olmasından dolayı “internet kuşağı” olarak da adlandırıldığını ve özellik bakımından “teknolojinin içindeki çocuklar” olarak da tanımlandığını söyledi.

“Gerçeklik noktasında zorlanıyorlar”

Baş etme mekanizmalarının düşük olduğunu dile getiren Klinik Psikoloğu Betül Çubuk, “Her şeyi internet üzerinden öğrenmeye alışkın oldukları için gerçek hayattan kendilerini biraz soyutlayabiliyorlar. Öfkelerini ya da fikirlerini internet üzerinden birbirlerine iletebiliyorlar. Bu durum onları gerçeklik noktasından biraz uzaklaştırıyor. Üniversiteye hayatında, sorumluluk almaya başladıklarında ya da bu sorumluluğu başkalarına atamadıklarında problem yaşıyorlar ve genelde bu nedenle terapiye geliyorlar” dedi.

“Az çalışıp çok para kazanmak istiyorlar”

Z kuşağının genelde meşhur olmak ve daha kısa sürede para kazanmak gibi amaçlarının olduğunu, isteklerinin ise Y kuşağı ile biraz daha farklı olduğunu söyleyen Çubuk, “Y kuşağı işin içinde olmak isterken, Z kuşağı ise sorumluluklardan bağımsız, daha kolay para kazanılan meslekleri tercih ediyorlar. Alan mesleklerinden çok genel olarak yazılım mühendisliği, bilgisayar mühendisliği ve onları daha az yoracak sosyal medya ile ilgili meslekleri seçiyorlar. Üniversite tercihlerinde genelde grafik ve sosyal medya ağırlıklı ve teknolojinin yoğun olduğu bölümleri düşünüyorlar. Eşit ağırlıkla ilgili ise iç mimarlık seçiliyor çünkü onlar için o meslek güzel unvan ve tanınmışlık veriyor. Psikolojiyi de daha alan içerisinde, herkes onlara bakacak diye istiyorlar. Hukuk gibi onları daha sert yoracak, daha fazla çalışılacak meslek tercih etmiyorlar” dedi.

“Biz onları anladıkça kuşak çatışması azalacaktır”

1980 doğumlularla yani X kuşağı ile anlaşmazlıkların yaşandığını, Y kuşağı ile aralarının ise biraz daha iyi olduğunu dile getiren Çubuk sözlerine şu şekilde devam etti; “Biz onları anlamadıkça, sanki sadece internetten anlıyor ve hiçbir şeyleri algılamaya zekaları yetmiyor gibi davrandıkça öfkeleniyorlar. Kendilerini duyurmaya çalışıyorlar ve bu sefer sosyal medyada öfkelenmeye başlıyorlar. Bu yüzden yeteneklerine uygun davranabilirsek kuşak çatışması da azalacaktır.”

“Z kuşağı hırslı, idealist ve en iyisini yapma peşinde değil”

Y veya X kuşağında olan ebeveynlerin idealleri ile Z kuşağı ideallerinin birbirini tutmadığını da aktaran Çubuk, “Z kuşağı ebeveynleri kadar hırslı, idealist ve en iyisini yapma peşinde değil. O yüzden beklentileri birbirini tutmuyor. Bunu tercih zamanında da çok görüyoruz. Çocuk başka bir meslek istiyor ebeveyn o meslekte var olamayacağını düşündüğü için hayatını yaşamasına izin vermiyor” şeklinde konuştu. Çocukların ebeveynlerin kuşağında olmadığını, içinde doğduğu kuşağın da ebeveynlerin kuşağı olmadığından dolayı aradaki farkın daha da açıldığını vurgulayan Çubuk, “Şuan bizim anlamadığımız ve bilmediğimiz bir sürü mesleklere ilgileri var bu meslekleri yapmak istiyorlar. Yapay zeka ve kodlama gibi konulara yönelmeye başladılar. Bu bizim de kuşak olarak çok algılayabildiğimiz bir şey değil. Benim ebeveynlere tavsiyem onları daha çok duymaya çalışsınlar. Hangi kuşakta, hangi şartlar altında doğduklarını da fark etmeleri gerekiyor” dedi.

Çubuk son olarak “Z kuşağına kendilerine güvenmelerini ve alanda onlara da ihtiyacımız olduğunu duyurmak istiyorum. Çünkü teknolojik olarak onlardan bu süreçte çok yararlandık. Her alanda onlara ihtiyacımız var” diyerek sözlerini noktaladı.

Bir cevap yazın