VAR nasıl VAR!

Hakem Var’a varınca hem kendisi için, hem de takımlar için, doğrusuyla yanlışıyla Var  oluyor giyotin!

Hakemin oyun içinde verdiği kararlar ekrana bakınca, hele bir de yavaş yavaş oynatınca oluyor bir baş belası!

Kolay mı ekrana gidince kararı öyle ya da böyle vermek!

Hakem ekrana gidene kadar düşünüyor.

Ekrana bakıp pozisyonu seyrederken düşünüyor! İnandığı, akan oyunda gördüğünü verdiği kararı mı?

Yoksa ekranda durdurulduğunda hareketleri yapıştıran fotoğraflarda gördüğünümü? Versin.

Alıyor bir düşünce hakemi.

Ne karar verirse versin maçtan sonra biliyor ki o  yağlı ip geçecek boynuna.

Düşünceler giriyor hakemin beynine saniyelerle hatta dakikalarla.

Düşüncesinde, beyninde;Öne çıkıyor işteo zaman;Büyük takım, ev sahibi takım, Hakemlik kariyerim.Acaba şimdi ekran görüntüsündenvereceğim kararı nasıl savunabilirim, nereye, neye, nasıl sığdırabilirim!

İşte böyle düşüncelerlemecburen bir karara varıp, ekran başından sahaya dönüyor ve belki de istemeye, istemeye işaretini yapıp kararın ilan ediyor.

Sonra da hak getire.

Aslında bir Hakemin karar vermesindeki incelik; Hakemin düşünmeden,

akan oyunda pozisyonu görüp, gördüğünün hemen aynı anda beyine gitmesiyle çıkan sonucun doğru ya da yanlış sahaya gelmesidir hakem kararı.

Zaman içinde düşünülerek verilen hakem kararları, insan, hakemin beyninde,menfaat gözeten yan etkileri de harekete geçirince doğru, sağlıklı kararlar çıkmıyor kolay, kolay.

Bu nedenlerle Var’ın karışma sınırları çok belirgin ve az olmalıdır.

Var ile  yönetilen maçlarda gelecekte de  insan düşüncesi işin içinde olduğundan, hele hele Var’ın başında oturanların sahadan, heyecandan, efordan uzak karmaşık düşünceler içinde olduklarından,düzgün sonuçlar almak asla mümkün olmayacaktır.

Argun DARICI : Spor Yazarı

Bir cevap yazın