RESSAM MUHSİN KUT’A BAKIRKÖY’DE SON GÖREV

Türk resminin büyük ustalarından dünyaca ünlü ressam Muhsin Kut’un cenazesi Bakırköy’de defnedildi. Kut için Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi Müşfik Kenter Sahnesi’nde tören düzenlendi.

Ressam Muhsin Kut, son yolculuğuna uğurlandı. 84 yaşında hayatını kaybeden Türk resminin usta isimlerinden Muhsin Kut için Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi Müşfik Kenter Sahnesi’nde tören düzenlendi. Bakırköylü Sanatçılar Derneği (BASAD) ve Bakırköy Belediyesi tarafından düzenlenen törene, sanatçının ailesi ve arkadaşlarının yanı sıra Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu ve BASAD Başkanı İlhan Gülek de katıldı. Dün sabah saat 11.30’da başlayan törenin ardından Muhsin Kut’un cenazesi, Bakırköy Mezarlığı’na defnedildi. Kut’un naşı, Ataköy 5. Kısım camiinden kaldırılıp Bakırköy Mezarlığı’ndaki aile mezarlığında toprağa verildi.

1938 İstanbul doğumlu Muhsin Kut, suluboya yapmayı Türkiye’de ilk renkli klişeyi yapan büyükbabası Halit Bakır’dan öğrendi. Resme soyut resimle giriş yapan Muhsin Kut, zaman geçtikçe peyzaj resmine yöneldi. Kut, ya insan olmayan sokaklar ve mekanlar resmetti ya da insan olan mizahi resimler. Resimlerine figür koyarsa resmin isminin değişeceğini düşündü, bu sebeple figürlü ve figürsüz resimlerini ayrı ayrı ele aldı. Zaten sanatçı tematik bir ressam olduğu için belli konular üzerine sergiler düzenledi ve genelde sergilerinde bütün bir tema işledi.

ENGEL TANIMADI
1958 yılında Kabataş Erkek Lisesi’nde lise öğrenimini tamamlayan sanatçı, “Dolmuş”, “Pardon”, “Tef” isimli dergilere karikatür çalışmaları yaptı ve ilk resim çalışmalarını Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde öğrenci olan Güner Ener ile yaptı. 18 yaşında tanıştığı Kemal Künmat’tan ise resmin felsefesini öğrendi. İlk kişisel resim sergisini 1959 yılında Taksim Meydanı’nda açtı. O zamanlar İstanbul’da olan Şehir Galerisi 4 bölümden oluşuyordu ve 4 farklı ressam tek bir seferde sergi açabiliyordu. Muhsin Kut bu sergiye müracaatı reddedilince Beyoğlu Belediyesi’ne müracaat ederek kendi sokak sergisini Taksim Meydanı’nda açtı ve bu sergide ilk kez 3 işini sattı.

Urfa’da yedek subaylık ve ilkokul öğretmenliği yaptığı 1960’lı yıllarda muhasebecilik, İngilizce tercümanlığı, at yarışlarında gişe memurluğu, hava trafik kontrolörlüğü, karikatüristlik, galeride röprodüksiyon satıcılığı, depo şefliği, katiplik, grafikerlik ve mezar taşları üzerindeki resimleri renklendirmek gibi türlü işlerle uğraştı ama resim yapmayı hiç bırakmadı. Askerden döndüğünde elinde yüzlerce resim vardı.

İSTANBUL SANAT FUARININ ‘ONUR SANATÇISI’ OLDU
Muhsin Kut, 1962 yılında askerlik dönüşünde iş aramak yerine eğitim görmeye karar verdi ve Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Seramik Bölümü’nü beşincilikle kazandı. Seramik hocası Sadi Diren, galeri hocası ise Sabri Berkel’di. Utku Varlık, Ömer Kaleşi, Komet ve Mehmet Güleryüz gibi bilinen sanatçılarla dönem arkadaşıydı. Akademide okuduğu süreçte Uluslararası Barış Şenliği Resim Birincilik Ödülü, Ahmet Andiçen Seramik Birincilik Ödülü ve Evrensel Barış Şenliği Resim Birincilik Ödülü’nü kazandı.

Bir dönem Avustralya’da yaşayan ve orada sergiler açan Kut, Türkiye’de gazetecilik de yaptı. 1976 yılında Makine Mühendisleri Odası “Türkiye’de Sanayi” konulu sergi ödülü, Tarihi Turistik Türkiye, Akbank Resim Yarışmasından ise mansiyon ödülü aldı. Bir sonraki yıl İzmir Halkevi Hasan Tahsin Resim Yarışması Birincilik Ödülü’nü aldı. 1987 yılında Tekel Resim Yarışması’nda birincilik ödülü aldı. 2009 yılında Türk resmine yaptığı katkılardan dolayı 19. İstanbul Sanat Fuarı’nın “Onur Sanatçısı” olmaya layık görüldü.

Bir cevap yazın