İMAMOĞLU’NDAN NAGEHAN ALÇIYA TEPKİ !

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, katıldığı canlı yayında kendisine soru soran gazeteci Nagehan Alçı’yla gerginlik yaşadı. Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu’dan gelen mesajı okumak isteyen Alçı’ya, İmamoğlu “Tevfik Göksu’dan mesaj alıp bana soru sormayın, siz sorun” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Habertürk TV’de Mehme Akif Ersoy’un sunduğu ‘Nedir Ne Değildir?’ programında gazeteciler İsmail Saymaz, Nihal Bengisu Karaca ve Nagehan Alçı’nın sorularını yanıtladı.

3 HAFTALIK TAM KAPANMA İSTEDİ

Konuşmasına koronavirüs salgını ile başlayan İmamoğlu, pandemi sürecine ilişkin “Ülkemizin tam kapanmaya ihtiyacı var. Ramazanın son 2 haftası ile bayramı da dahil ederek toplam 3 haftalık bir tam kapanmanın faydalı olacağını düşünüyorum” açıklamasını yaptı.

NAGEHAN ALÇI’YA TEVFİK GÖKSU TEPKİSİ

Yayın sırasında Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu’dan gelen mesajı okumak isteyen Alçı, İmamoğlu’nun tepkisiyle karşılaştı. İmamoğlu, Nagehan Alçı’ya “Tevfik Göksu’dan mesaj alıp bana soru soracaksanız bu yayın bitmez, Tevfik bey benim muhatabım değil, üzülüyorum ona” dedi.

2 YILDA İSTANBUL’DA NELER DEĞİŞTİ?

İmamoğlu’nun açıklamasından satırbaşları şöyle:

Bu süreye çok şeyi sığdırdık. 1.5 milyon haneye destek verdik. Şu ana kadar 500 milyon lira da yatırım yaptık. Dünyada aynı anda 10 metroyu birden yürüten tek kurumuz.

Adalar’daki fayton meselesini çözüme kavuşturduk. Bayrampaşa’daki otogarı bambaşka bir hale getirdik. 110 at ile ilgili Lale Mansur hanımefendinin sözleri çok kırıcı çok yanlış. Biz orada gerçekten atlara çok iyi bakıyoruz.

Bin 100 atı zulümden kurtardık. 300’ü aşan faytonla ilgili süreci öyle güzel yönettik ki. Tarım Bakanlığı ile bir protokol yapıp Anadolu’ya bedelsiz ve denetimi de oradaki Tarım İl Müdürlükleri’nin yapması kaydıyla canlı taşıyoruz. Bu hassasiyeti taşıdık. Ama ne yazık ki Dörtyol’daki olay bizleri çok üzdü. Burada devrettiğimiz için hukuken bir sorumluluğumuz yok.

Dünyada aynı anda 10 metroyu yürüten tek kurumuz. Ayrıca 20 ayda metro hatları adına çok önemli adımlar attık.

İSTANBUL’UN BORÇ YÜKÜ ARTTI MI?

İstanbullu ilk defa finansal rakamları şeffaf bir şekilde biliyor. Devraldığımızda 6 milyon parayla aldık, 29 milyar da borç vardı. Şimdiye kadar aldığımız kredi kadar da borç ödemişiz.

GEZİ PARKI’NIN VAKFA DEVREDİLMESİ

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kararına bizim başvurumuz üzerine tedbir kondu. Bu tabi vazgeçildiği anlamına gelmiyor. Hukuki süreç devam ediyor. Galata Kulesi için de bu şekilde başvurumuz var.

“İBB’NİN BÜTÇESİNİN BU KADAR ŞEFFAF ANLATILDIĞI BİR DÖNEM YOK”

İstanbul’un bütçesinin kamuoyuna bu kadar şeffaf anlatıldığı bir dönem yok. 6 ayda bir kamuoyuna anlatıyorum. 22 ay olacak ve dördüncü sunumumu yapacağım. İBB Meclisi’nde Tevfik Beyin ifadesi ise doğru değil. Biz geldiğimizde İBB’nin 29 milyar lira borcu vardı.

21 ayda biz geldiğimizden beri 4.2 milyar lira iç, 9.2 milyar lira da dış kredi kullanıldı. Biz belediyeyi 6 milyon lirayla devraldık. İlk gidilen yer de kamu bankasıydı. 21 ayda İBB 9 milyar lira dış borç ödedi. Aldığımız kredi kadar da borç ödedik. Pandemi kaybı olarak tam 2 buçuk milyar liramız gitti. Bu dönemde bütün otobüslerimiz personelimiz çalıştı.

İBB’yi devraldığımızda 2 milyar euro dış kredi borcu vardı. Euro 10 lirayı aştı. Bu borcun 12 milyar liradan fazlası döviz kur farkından geliyor. Bizim finansal tüm rakamlarımız bütünüyle şeffaf. İlk defa İstanbullular kendi parasının nereye harcandığını biliyor.

KANAL İSTANBUL TARTIŞMASI

Biz göreve geldiğimizde kazmayı vuracağız deniliyordu. Hâlâ o şekilde duruyor. Ben şunu anlatacağım. Bu bir devlet projesi değil, bir seçim projesi. Devlet projesi olsa süreç farklı olurdu. Sayın Ahmet Davuoğlu bile iyi bir fizibilite ve etki analizi yapılmadığını söylüyor. Ekolojik olumsuzluklarına değiniyor. O dönem nüfus hareketliği konusunda da net bir rapor yoktu diyor. Genelkurmaya sordunuz mu diye soruyor. Ama aramamışlar bile. Kanal İstanbul yapılırsa 8 milyon vatandaşın güvenliği ne olacak diye sordum diyor. Tek bir yanıt alamadım diyor. Bu ülkenin 3 yıl boyunca başbakanlığını yapmış bir insan bunu söylüyor.

Sayın Ali Babacan da ÇED raporu dahil kritik raporların tümünün siyaseten hazırlandığını biliyorum diyor. Dün akşam da Sayın Cemal Saydam ifade etti. Marmara ölecek diyor. Beton Kanal işini rafa kaldırın demiyor unutun diyor. Benim gibi bilim insanlarını niye davet etmediniz diyor.

İstanbul’u yöneten bir Büyükşehir Belediyesi Başkanı var. Bir kez davet ettiniz mi, muhalif düşünen bilim insanlarını bir araya getirdiniz mi, bunların sorulması gerek. Öte yandan kanal üzerinde yapılacak köprülere geçiş garantisi verilecek mi? Bunlar önemli sorular. Sazlıdere Barajını yok ediyorsunuz. İstanbul’un suyunun yüzde 10’nu.

“TÜRKİYE’NİN HAZİNESİNİ İPOTEK ALTINA ALACAK BİR PROJE”

50 milyon metrekarelik bir alanı imara açmaktan bahsediyoruz. Ben aynen şunu diyorum. Bir kişi her şeye karar veremez. Çağırın bizleri konuşalım. Biz buraya şehri koyacağız diyorlar. Buralar hep tarım alanı. Bu, İstanbul’un şehircilik adına katliamıdır. Yaşanacak bir kentimiz kalmaz. Fatih Sultan Mehmet’in emanetine ihanet etmiş olursunuz.

Şehircilik Bakanı çıkıp diyor ki, biz lojistik alanlarını ticaret alanlarını iptal ettik konuta çevirdik diyor. Kime sordunuz. Hak hukuk var itirazlar var. Yüzbinlerce insan açıklanan planlara itiraz etti. Yüzbinlerce insan bu işin olmasını istemiyor. Toplumun büyük bir çoğunluğu istemiyor bunu. Bu proje Türkiye’nin hazinesini ipotek altına alacak bire proje.

Biz o bölgede satın alınan arazileri tarım olanı olarak almaya hazırız. O bölgede büyük bir arsa rantı söz konusu oldu.

CUMHURBAŞKANLIĞI ADAYLIĞI

Ben İBB Başkanlığına aday olacağım zaman ‘Adayım’ demedim. İlçe başkanlığına aday olduğumda ‘Adayım’ demedim. Ben hiç aday olmadım ki. Onlar aday olmamı uygun gördü. Ben aday oldum. Süreci en iyi Meral Akşener ve Kemal Kılıçdaroğlu bilir. Ben şu an İstanbul’a vizyon katmak istiyorum ve katıyoruz da. İstanbul’u betonlardan kurtarmak istiyorum.

Bir cevap yazın