DEĞERİNİ BİLMEK

Haziran ayının üçüncü pazarı babalar gününü kutladık. Facebook sayfalarına düşen kutlamalarda hemen hemen herkesin babasının vefat etmiş olduğunu gördük. Hepsi nur içinde yatsınlar mekanları cennet olsun.
Kimimiz genç yaşta, kimimiz orta yaşlarda ve ileri yaşlarda kaybetmişiz can babalarımızı. Babamın vefatından bugüne 35 yıl geçti. Herkes gibi ben de çok özledim babamı. Hep deriz ya baba dağdır, çınardır, ona sırtını yasla, onun gölgesinde bir şey olmaz diye. Ne kadar da doğru bir söz.
Babasız evlerde akşam erken olurmuş. Babamın öldüğü yıllarda tek katlı evde oturuyorduk. Ablamlar evlenmeden önce iki ablam, annem ve ben camın önünde babamın işten gelmesini beklerdik. Geldiğinde sanki günlerce ayrı kalmış, kavuşmuş insanlar gibi mutlu olur, kapıyı açmak için yarış ederdik. Bu satırları yazarken o günlere gideceğimi hiç hayal etmemiştim. Çok duygulandım desem yalan olmaz.
Babam ne yazık ki benim baba olduğumu göremedi. Onun vefatı ile büyük oğlumun doğumu arasında 3,5 sene var. Baba olunca onun değerini çok daha fazlasıyla anladım. Bugün 26 Haziran büyük oğlum Serhat’ın doğum günü. Ben onun yaşındayken bu sabah dünyaya gelmişti. Canım annem ise o tarihte benim şimdiki yaşımdaydı. Rakamların denk gelişine hep inanmışımdır. Babamı kaybettiğimde 29 yaşındaydım, annem ile babamın ölümü arasında 29 sene vardı.
Gelelim Zuhuratbaba Yücespor sahasına. Sanırım Bakırköy’de doğup büyüyen bizlerin içinde, orada top koşturmayan çok az Bakırköylü vardır. İki yıldır yapılan Veteranlar turnuvası büyük ilgi görüyor. O sahanın etrafında toplanan eski dost ve arkadaşların muhabbeti, yüzlerindeki mutluluk görülmeye değer.
Dün gelen haber beni çok üzdü. Köyümüzde kalan tek saha Zuhuratbaba katlı otopark olacakmış. Ayrıca orası depremde toplanma alanı olacaktı. Yetkililer inşallah bu kararlarından dönerler. Temmuz sonuna kadar her akşam saat 19.00 da orada buluşmak üzere.
Kendinize iyi bakın

Bir cevap yazın