BAKIRKÖY’DE EŞİNİN FALÇATALI SALDIRISINA UĞRADI

Bakırköy’da, boşanma aşamasında olduğu Mesut Öztürkmen’in falçatalı saldırısına uğrayan ve yüzünün bir kısmı felç olan Ukraynalı Hanna Butym, “Korkmuyorum, yaşamak istiyorum ve yaşıyorum. Bana saldırdığı gün öleceğimi düşündüm, tanrıya teşekkür ederim ki hayattayım ” dedi.

İstanbul Bakırköy’de meydana gelen olayda, Mesut Öztürkmen, kendisinden saklanan boşanma aşamasında olduğu Hanna Butym’i bulup takip ederek alışveriş merkezinde yakaladı. 

Elindeki falçatayla eşine saldırarak yüzünü kesen Mesut Öztürkmen’i çevrede bulunan kişiler engelledi. Olayın ardından yaralanan kadın hastaneye kaldırılırken, kaçan Mesut Öztürkmen polis tarafından yakalandı.

 Bakırköy 4’üncü Sulh Ceza Hakimliği’nde tutuklanan Öztürkmen cezaevine gönderildi. 

Olayın ardından 3 ameliyat olan ve yüzünde kısmi felç oluşan Hanna Butym, Mesut Öztürkmen’in kendisini defalarca kandırdığını ama çok sevdiği için bunlara katlandığını belirtti. 

‘‘Bana gidersen seni öldüreceğim’ dedi, boşanma davası açınca tehdit etmeye başladı’

Eşinin sosyal medya hesapları üzerinden başka kadınlarla da görüştüğünü tespit ettiğini ve bunun üzerine ayrılmak istediğini söyleyen Butym, “Daha sonra zorlu günler başladı. Mesut Öztürkmen çalışmayı hiç sevmezdi. Bir iki hafta gittikten sonra bütün işlerden ayrılıyordu. Ben çalışmaya başladım ve kirayı ödeyip çocuklara bakıyordum. Daha sonra ona da çalışmasını söyledim, normal bir aile gibi yaşayalım dedim. Daha sonra başka kadınlarla konuştuğunu gördüm. Bana ihanet ediyormuş. Zaten bana iyi bakmıyordu, kötü bir hayatımız vardı. Ben bu şekilde yaşamak istemediğimi söyledim. 

Daha sonra ‘bana gidersen seni öldüreceğim’ dedi. Ben Ukrayna’ya annemi görmeye gitmek istediğimi söyledim ve gittim. Oradan mesaj atıp bir daha gelmeyeceğimi kendisinden boşanacağımı söyledim. O da bana beni öldüreceğini söyledi, her gün tehditler ediyordu. Daha sonra Türkiye’ye gelip avukat aracılığıyla boşanma davası açtım. O da bunu görünce Türkiye’ye geldiğimi anladı ve beni yeniden tehdit etti dedi. 

‘Bana saldırdığı gün öleceğimi düşündüm, tanrıya teşekkür ederim ki hayattayım’

Olayın yaşandığı günü hayatı boyunca unutmayacağını belirten Hanna, “Kız kardeşim de eşiyle İstanbul’a geldi ve biz beraber bir alışveriş merkezine gittik. Kardeşim eşiyle beraber orada bir fotoğraf paylaşınca Mesut Öztürkmen bizim orada olduğumuzu anladı. İki gün sonra yeniden alışveriş merkezine gidince karşımıza çıktı bir anda. Benim saçımdan tuttu bana saldırarak yüzümü kesti, boğazımı da kesmeye çalıştı. Öldürmek istedi zaten kendisi de öldürmek istediğini söylemişti. 

Daha sonra insanlar araya girdi beni kurtardılar. O gün ben gerçekten öleceğimi düşündüm. Sadece çok kan gördüm ve kendimi çok kötü hissettim. Tanrıya çok teşekkür ederim ki hala hayattayım. Yaşamak istiyorum ve şu anda hayatı daha çok seviyorum. O yüzden yaşamaya çalışıyorum. Yavaş yavaş hayatım da düzeliyor. Türkiye’ye de çok alıştım, burayı sevdim. 3 yıldır burada olduğum için arkadaş çevrem de var şu an burada yaşamak istiyorum. Salgın olduğu için çalışmıyorum ama salgın bittikten sonra çalışacağım” diye konuştu. 

‘Yeni bir yaşama tek başına başlamak ölmekten daha iyi’

Mesut Öztürkmen’in cezaevine girmesinin ardından yeni bir düzen kurduğunu ifade eden Hanna Butym, şöyle konuştu: 

“Şiddet gören kadınlara yaşamın çok güzel olduğunu söylemek istiyorum. Şiddet içerisinde yaşamak çok kötü bir şey, insanca muamele görmüyorsunuz. Lütfen o hayatı bırakın. Hiç korkmayın tek yaşamaktan. Tanrının bize her zaman yardımı olacaktır. Yeni bir yaşama tek başına başlamak ölmekten daha iyi.”  

‘Dışarı çıktığı zaman beni öldüreceğini tekrar düşünüyorum’

Türkiye’de yaşamına devam etmek istediğini belirten Butym sözlerine şöyle devam etti: 

“Mesut Öztürkmen cezaevinde olduğu için şu an korkmuyorum ama dışarıda olduğu zaman çok korkuyordum. Çünkü o beni öldürmekten vazgeçmedi. Dışarı çıktığı zaman beni öldüreceğini tekrar düşünüyorum. Onun psikolojisi normal değil. Çünkü o insanla yaşadığım için çok iyi biliyorum. Korkmuyorum, yaşamak istiyorum ve yaşıyorum. Türkiye’yi seviyorum. Kötü insanlar da iyi insanlar da her yerde var. O nedenle Türkiye’de yaşayacağım.”

Bir cevap yazın